Sezona başlarken


Öncelikle bana bu köşeyi ayıran ve uygun gören Konya Olay gazetesi genel yayın müdürü Kemal Soylu kardeşim başta olmak üzere, siz değerli okuyucularıma selamlar ve saygılar sunarak başlamak istiyorum.  Konu tahmin edildiği gibi futbol ve Konyaspor.

Hiç uzatmadan direkt konuya girmek istiyorum.

Konyaspor sezona başlarken hem transfer anlamında hemde hedef doğrultusunda beklentilerin yüksek olduğu ancak bu beklentilerin bir nebze boşa çıktığı bir dönem yaşıyoruz.  Elden çıkarılan oyuncuların maaş konusundaki yükün, kulübü ve yönetimi biraz hafifletmesi ve yabancı sınırındaki belirsizlik,  gelecek oyuncuların maliyeti açısından önemliydi. Fofana, Jahovıc, Traore, Yatabare gibi oyuncuları gönderek ofansif anlamda mali açıdan rahatlayan yeşil beyazlılar, taraftarın beklediği ama beklediğini göremediği oyuncuları kadrosuna katarak sezona başladı. Yurt içi ve yurt dışı kampında yapılan hazırlık maçlarındaki oyun sistemi, geçen sezondan bir fark olmayacağı izlenimi verdi. Ankaragücü ve Galatasaray karşısında oynanan oyun bir çok kişinin eleştiri odağı oldu. Aslına bakılırsa Aykut hoca’nın klasik oyun sistemi hiç kimseyi memnun etmediği gibi ulusal bazda birçok kişide aynı görüşte.  Mahkûm bir oyun sistemi, izleyenlere hiçte heyecan vermeyen bir oyun, ama sağlamcı olmakla birlikte yemezsek bir şekilde atarız anlayışı.  İşte bu anlayış ve birazda şans ile birlikte Konyaspor, iki sene üst üste avrupa’ya gitti. Türkiye Kupasını ve ardındanda Süper Kupa’yı alarak oyun sistemindeki bu birbirine tam ters düşen fikir sonucunda başarı elde edildi.  Böyle olunca ne Aykut hocaya bir şey söyleyebiliyoruz nede yönetime. Ancak benim kişisel fikrim hocanın bu sezon gençleri yavaş yavaş takıma monte edip ortanın üzerindeki bir sıralamada sezonu bitirmek ve önümüzdeki sezonda daha iddialı bir takım olarak, Konyaspor’un önümüzdeki yıllarda adını çok daha güzel duyurmak olduğunu düşünüyorum.

     Şimdi asıl mesele şu !..

İlk iki maçta görüldüğü üzere hakemler konusunda takımların çok sancılı bir sezon geçireceği aşikâr.

     Futbol federasyonunun VAR sistemini gizlemesi hem takımları hem taraftarları hemde futbol camiasının aklındaki olumsuz düşüncelerin daha çok tartışma konusu olacağı, henüz iki hafta olmasına rağmen açıkça görülmektedir. Örneğin Konyaspor’un hem Ankaragücü hemde Galatasaray karşısındaki hakkının nasıl yenildiği belli.  Bir taraftan Bülent Birincioğlu’nun yönettiği  Ankaragücü maçındaki VAR hakemi Özgür YANKAYA diğer taraftan Galatasaray maçını yöneten Mete KALKAVAN için ne söylenebilir diyerek bugünkü yazımı sonlandırmak istiyorum.

    Bu ilk yazımda Sezonu genel olarak bahsettim. İnşallah Antalya maçının ardından Ümit ÖZTÜRK’ü konuşmamak dileği ile tekrar görüşmek üzere

Kalın sağlıcakla.